“glance” in Turkish
Definition
Kısa bir an için bir şeye hızlıca bakmak. Aynı zamanda bu kısa bakışı da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'at a glance', 'take a glance', 'glance at' gibi kalıplarda kullanılır. 'Bakmak'tan daha hızlı ve yüzeyseldir; çoğunlukla dikkatsiz veya rastgele bakışı belirtir.
Examples
Please glance at the board.
Lütfen tahtaya bir **göz atın**.
He caught my eye with a quick glance.
O, hızlı bir **bakışla** göz göze geldi.
She barely glanced at the menu before ordering.
Sipariş vermeden önce menüye zar zor bir **göz attı**.
I just need to glance over these papers before the meeting.
Toplantıdan önce bu belgelere sadece hızlıca **göz atmam** gerek.
She took a glance at her watch.
O saatinize hızlıca bir **göz** attı.
You can usually tell at a glance if someone is tired.
Birinin yorgun olup olmadığını genellikle bir **bakışta** anlayabilirsin.