“freedom” in Turkish
Definition
Özgürlük, haksız bir kontrol veya kısıtlama olmadan hareket etme, konuşma ya da düşünme durumudur. Kişisel haklar, siyasi haklar ve kendi yaşamını seçme imkanı anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘Özgürlük’ daha çok ciddi veya soyut bağlamlarda kullanılır: kişisel özgürlük, ifade özgürlüğü gibi. ‘Boş zaman’ anlamındaki ‘özgürlük’ten daha genel ve resmidir. ‘Özgürlük için mücadele etmek’, ‘özgürlüğe sahip olmak’ gibi kalıplarla sıkça kullanılır.
Examples
One thing I love about this job is the freedom to work from anywhere.
Bu işte sevdiğim şeylerden biri, her yerden çalışabilme **özgürlüğü**.
She left home early because she wanted more freedom.
Daha fazla **özgürlük** istediği için evden erken ayrıldı.
Losing your phone can feel like losing your freedom for a day.
Telefonunuzu kaybetmek, bir günlüğüne **özgürlüğünüzü** kaybetmiş gibi hissettirebilir.
Children need freedom to play and explore.
Çocukların oynamak ve keşfetmek için **özgürlüğe** ihtiyacı var.
Many people believe freedom is a basic right.
Birçok insan **özgürlüğün** temel bir hak olduğuna inanır.
After years in prison, he finally got his freedom.
Yıllar süren hapisten sonra nihayet **özgürlüğünü** kazandı.