“fractured” in Turkish
Definition
Bir şeyin kırılmış veya çatlamış olması demektir. Genellikle kemikler veya nesneler için kullanılır; bazen ilişkiler ya da toplumsal yapının bozulması anlamında da geçer.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi bağlamda kullanılır: 'fractured bone' (kırık kemik). İlişkiler veya toplumsal durumlarda da kullanılır ('fractured relationship'). 'Broken'a göre daha teknik bir kelimedir.
Examples
He has a fractured arm from the fall.
Düşüşten dolayı kolu **kırık**.
The glass was fractured after it was dropped.
Bardak yere düşünce **çatlamıştı**.
His leg was badly fractured in the accident.
Kazadan sonra bacağı ciddi biçimde **kırılmıştı**.
After months of stress, their friendship felt fractured.
Aylarca süren stres sonrası dostlukları **kırılmış** gibiydi.
The report showed a deeply fractured society.
Rapor, derinden **bölünmüş** bir toplumu gösterdi.
You should see a doctor if you suspect a bone is fractured.
Bir kemiğin **kırılmış** olduğunu düşünüyorsanız doktora görünmelisiniz.