forgiving” in Turkish

bağışlayıcı

Definition

Hataları veya kabahatleri bağışlamaya istekli; kin tutmayan. Ayrıca 'bağışlayıcı program' gibi esnek veya katı olmayan şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'forgiving' hem kişiler ('bağışlayıcı biri') hem de esnek sistemler için ('bağışlayıcı sınav') söylenir. 'tolerant' farklıdır; 'forgiving' geçmiş hataları affetmeye vurgu yapar.

Examples

My mother is a very forgiving person.

Annem çok **bağışlayıcı** bir insandır.

It's important to be forgiving when others make mistakes.

Başka biri hata yaptığında **bağışlayıcı** olmak önemlidir.

Children are often more forgiving than adults.

Çocuklar genellikle yetişkinlerden daha **bağışlayıcıdır**.

He's got such a forgiving heart; he never stays angry for long.

Onun çok **bağışlayıcı** bir kalbi var; asla uzun süre kızgın kalmaz.

That test was pretty forgiving—even small mistakes didn’t count much.

O sınav oldukça **bağışlayıcıydı**—küçük hatalar pek önemli değildi.

She’s not very forgiving when it comes to broken promises.

O, sözler tutulmadığında pek **bağışlayıcı** değildir.