“forces” in Turkish
Definition
Kuvvet veya güç, bir hareket, değişim veya etki yaratan şeydir. Ayrıca güvenlik güçleri (askeri, polis) anlamında toplulukları ifade eder; fiil olarak birine bir şeyi zorla yaptırmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'askeri kuvvetler', 'doğal kuvvetler', 'zorlamak' örneklerinde olduğu gibi kullanılır. 'force' sadece fiziksel güç değil, etki veya baskı anlamına da gelir.
Examples
Two forces are pushing the box from opposite sides.
İki **kuvvet** kutuyu karşılıklı iki taraftan itiyor.
The snow forces the school to close early.
Kar, okulun erken kapanmasını **zorunlu kılıyor**.
The country's armed forces are very large.
Ülkenin silahlı **kuvvetleri** çok büyük.
A budget cut like that forces everyone to rethink the plan.
Böyle bir bütçe kesintisi herkesi planı tekrar düşünmeye **zorlar**.
There are a lot of social forces shaping how kids grow up today.
Günümüzde çocukların büyümesinde birçok sosyal **güç** etkili.
I hate when a deadline forces me to rush everything.
Bir son teslim tarihi beni her şeyi aceleye getirmeye **zorladığında** nefret ediyorum.