“footage” in Turkish
Definition
Kamera, film ya da başka bir kaynaktan alınan kayıtlı video görüntüsüdür. Genellikle haberlerde, filmlerde veya çevrimiçi medyada ham veya işlenmemiş görüntüler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılamaz. 'some footage', 'görüntülerin bir kısmı' gibi kullanılır; 'a footage' denmez. 'güvenlik kamerası görüntüsü', 'ham görüntü' gibi ifadeler yaygındır. Sadece video için kullanılır; fotoğraf için değil.
Examples
The police watched the footage from the store camera.
Polis mağazanın kamera **görüntüsünü** izledi.
We found old footage of my grandparents' wedding.
Büyükanne ve büyükbabamın düğününe ait eski **görüntüler** bulduk.
The news showed footage of the storm.
Haberlerde fırtınanın **görüntüleri** gösterildi.
Do we have any footage from the concert, or did everyone's phone die?
Konserden herhangi bir **görüntü** var mı, yoksa herkesin telefonu mu kapandı?
They spent hours going through footage before they found the missing dog.
Kayıp köpeği bulmak için saatlerce **görüntüleri** izlediler.
The behind-the-scenes footage is almost better than the movie itself.
Kamera arkası **görüntüleri**, neredeyse filmin kendisinden daha iyi.