fond” in Turkish

düşkünsevecen

Definition

Birine veya bir şeye karşı sevgi duymak, o kişiyi ya da şeyi çok sevmek. Aynı zamanda şefkatli ve nazik bir tavırı da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'fond of + isim/fiil-ing' kalıbı en yaygın olanıdır ('fond of music', 'fond of reading'). Gündelik konuşmada biraz samimi veya eski moda bir tonda kullanılır. 'fond for' ifadesi bu anlamda kullanılmaz.

Examples

She is fond of cats.

O kedilere çok **düşkün**.

My grandfather was very fond of gardening.

Dedem bahçeciliğe çok **düşkündü**.

The teacher gave the child a fond smile.

Öğretmen çocuğa **sevecen** bir gülümseme verdi.

I'm still quite fond of that old café by the station.

İstasyondaki o eski kafeye hâlâ oldukça **düşkünüm**.

He's very fond of telling the same story at every family dinner.

Her aile yemeğinde aynı hikayeyi anlatmaya çok **düşkün**.

She looked at him with a fond expression.

Ona ona **sevecen** bir ifadeyle baktı.