“focusing” in Turkish
Definition
Bir konuya ya da göreve dikkatini ve çabasını vermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle akademik, iş veya kişisel ortamlarda kullanılır: 'focusing on work' gibi. Makine veya kamera için kullanılmaz.
Examples
It's hard focusing with all this noise around.
Bu kadar gürültü varken **odaklanmak** zor.
Lately, I've been focusing more on my mental health.
Son zamanlarda ruh sağlığıma daha fazla **odaklanıyorum**.
He kept focusing on the same problem instead of moving forward.
İleriye gitmek yerine aynı sorun üzerine **odaklanmaya** devam etti.
She is focusing on her homework.
O, ödevine **odaklanıyor**.
The teacher asked us to stop talking and start focusing.
Öğretmen konuşmayı bırakıp **odaklanmaya** başlamamızı istedi.
I am focusing on eating healthy food.
Sağlıklı beslenmeye **odaklanıyorum**.