“flimsy” in Turkish
Definition
Kolayca kırılan veya dayanıksız nesneler, ya da zayıf, inandırıcı olmayan açıklama veya bahaneler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'flimsy' daha çok hafif, kırılgan nesneler veya 'flimsy excuse' gibi zayıf argümanlar için kullanılır. Sağlam veya ağır şeyler için uygun değildir.
Examples
This chair is too flimsy to sit on.
Bu sandalye oturmak için çok **dayanıksız**.
He made a flimsy excuse for being late.
Geç kalmak için **zayıf** bir bahane sundu.
The box was flimsy and tore easily.
Kutu **çürük**tü ve kolayca yırtıldı.
Her argument was pretty flimsy, so nobody believed her.
Onun savunması oldukça **zayıftı**, bu yüzden kimse inanmadı.
Don’t buy those flimsy sunglasses—they’ll break in a week.
O **çürük** güneş gözlüklerini alma—bir haftada kırılırlar.
The tent felt so flimsy in the strong wind last night.
Dün gece çadır, güçlü rüzgârda çok **dayanıksız** hissettirdi.