“flawed” in Turkish
Definition
Hataları veya eksiklikleri olan; mükemmel olmayan ya da problemi bulunan şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya nötr ortamlarda insanlar, sistemler, fikirler ya da nesneler için kullanılır. Yaygın kullanımlar: 'flawed argument', 'flawed character'. Kusurlu olmak tamamen değersiz olduğu anlamına gelmez.
Examples
The machine was flawed and stopped working after a week.
Makine **kusurluydu** ve bir hafta sonra çalışmayı durdurdu.
His plan sounded good, but it was actually flawed.
Onun planı iyi geliyordu ama aslında **kusurluydu**.
The diamond was beautiful but slightly flawed.
Elmas güzeldi ama biraz **kusurluydu**.
No one's perfect; we're all a little flawed in some way.
Hiç kimse mükemmel değildir; hepimiz bir şekilde biraz **kusurluyuz**.
Their argument was interesting but seriously flawed.
Onların argümanı ilginçti ama ciddi şekilde **kusurluydu**.
It's a flawed system, but it works for now.
Bu **kusurlu** bir sistem, ama şimdilik işe yarıyor.