“flashy” in Turkish
Definition
Çok dikkat çeken, parlak veya dikkat çekmeye çalışan, genellikle etkileyici olmaya çalışan ama bazen zevksiz görülen şey ya da kişi.
Usage Notes (Turkish)
Resmiyetten uzak ve hafif olumsuzdur; genellikle kıyafet, araba, takı veya dikkat çekmeye çalışan kişiler için söylenir. Doğal güzellik için kullanılmaz.
Examples
He wore a flashy gold watch to the party.
Partide **gösterişli** bir altın saat taktı.
The store had many flashy signs in the windows.
Mağazanın vitrinlerinde birçok **gösterişli** tabela vardı.
She likes wearing flashy clothes.
**Gösterişli** kıyafetler giymeyi seviyor.
His new car is a bit too flashy for my taste.
Onun yeni arabası bana göre biraz fazla **gösterişli**.
Don’t be fooled by his flashy appearance; he’s actually very humble.
Onun **gösterişli** görünüşüne aldanmayın; aslında çok mütevazıdır.
Some people love flashy jewelry, but I prefer something simple.
Bazı insanlar **gösterişli** takıları sever ama ben daha basit olanları tercih ediyorum.