“fitted” in Turkish
Definition
'Vücuda oturan', bedene tam oturan kıyafeti veya bir şeyin önceden donatılmış, ekipmanlı olmasını ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'Fitted', genellikle modada dar ve bedene oturan giysiler için ('fitted jeans') kullanılır; ayrıca önceden monte edilmiş donanımı ifade etmek için de ('fitted kitchen') geçerlidir. 'Fit' ile karıştırmayın.
Examples
She wore a fitted dress to the party.
Partide **vücuda oturan** bir elbise giydi.
The new house has a fitted kitchen.
Yeni evde **donanımlı** bir mutfak var.
He bought a pair of fitted jeans.
O bir çift **vücuda oturan** kot aldı.
I prefer fitted shirts over loose ones—they look sharper.
Bol gömlekler yerine **vücuda oturan** gömlekleri tercih ederim—daha şık duruyorlar.
The van comes fitted with satellite navigation.
Vanda **donanımlı** uydu navigasyonu var.
Those fitted cabinets make the room feel more organized.
O **donanımlı** dolaplar odayı daha düzenli gösteriyor.