firstborn” in Turkish

ilk çocuk

Definition

Bir ailenin ilk doğan çocuğudur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi veya nötrdür; gündelik konuşmada 'en büyük çocuk' denir. Yasal veya dini bağlamlarda yaygın olarak geçer.

Examples

Our firstborn is starting school this year.

**İlk çocuğumuz** bu yıl okula başlıyor.

He is the firstborn in his family.

O, ailesinin **ilk çocuğu**.

The firstborn often gets more responsibilities.

**İlk çocuk** genellikle daha fazla sorumluluk alır.

As the firstborn, she always felt pressure to set a good example.

**İlk çocuk** olarak, her zaman iyi bir örnek olma baskısı hissetti.

My parents were so nervous when their firstborn was born.

Ailem, **ilk çocukları** doğduğunda çok heyecanlıydı.

Being the firstborn means lots of 'firsts'—first to ride a bike, first to graduate, first to move out.

**İlk çocuk** olmak, birçok 'ilk' anlamına gelir—ilk bisiklete binmek, ilk mezun olmak, ilk evden ayrılmak gibi.