fill” in Turkish

doldurmaktamamlamak (form vb.)

Definition

Bir şeyi içine bir şey koyarak veya bilgi yazarak tam dolu hale getirmek. Form, boşluk veya zamanı tamamen doldurmak anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'fill' genel kullanımlı; 'fill in' eksik bilgi tamamlamak için, 'fill out' özellikle formlar için yaygındır. 'fill the room' veya 'fill your day' ifadeleriyle mekân ve zaman doldurmak da anlatılır.

Examples

Meetings always fill up my whole afternoon.

Toplantılar her zaman bütün öğleden sonramı **doldurur**.

Can you fill in for me while I'm at lunch?

Ben yemekteyken benim yerime **bakabilir misin**?

Please fill the bottle with water.

Lütfen şişeyi suyla **doldurun**.

I need to fill out this form.

Bu formu **doldurmam** gerekiyor.

The box will fill quickly with toys.

Kutu kısa sürede oyuncaklarla **dolar**.

Her voice filled the room.

Onun sesi odayı **doldurdu**.