fielding” in Turkish

alan savunması (beyzbol/kriket)

Definition

Beyzbol veya kriket gibi sporlarda, fielding, top vurulduktan sonra topu yakalama, durdurma veya toplama işlemleridir; amaç vurucuyu veya koşucuyu oyundan çıkarmaktır. Genel olarak saha savunması anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla beyzbol ve krikette kullanılır; 'good fielding' iyi savunma demektir. Futbol için uygun değildir, 'defending' kullanılır. Nadir olarak, spordan başka alanlarda taleplere yanıt vermek anlamında da kullanılabilir.

Examples

He made a great fielding play in the outfield.

Dış sahada harika bir **alan savunması** yaptı.

Good fielding helps a team prevent runs.

İyi bir **alan savunması** takımın sayı engellemesine yardımcı olur.

She practices her fielding skills every day.

Her gün **alan savunması** becerilerini çalışıyor.

Their fielding was the difference between winning and losing the game.

Onların **alan savunması**, maçın kaderini belirledi.

If the team's fielding doesn't improve, they'll keep losing close matches.

Takımın **alan savunması** gelişmezse yakın maçları kaybetmeye devam edecekler.

I was impressed by her quick fielding when the ball bounced unexpectedly.

Top beklenmedik şekilde sekince onun hızlı **alan savunması** beni etkiledi.