“feeble” in Turkish
Definition
Çok güçsüz, kuvvetten veya etkiden yoksun olan. İnsan vücudu, ses, ışık veya savunma gibi şeyleri tanımlamakta kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'feeble' genelde 'excuse', 'argument', 'attempt', 'voice', veya 'body' ile birlikte kullanılır. Sadece küçük değil, aynı zamanda etkisiz veya yetersiz anlamı da taşır.
Examples
She gave me a feeble smile before falling asleep.
Uyumadan hemen önce bana **zayıf** bir gülümseme attı.
The old man had a feeble voice.
Yaşlı adamın **zayıf** bir sesi vardı.
After the illness, she felt very feeble.
Hastalıktan sonra kendini çok **zayıf** hissetti.
The lamp gave a feeble light.
Lamba **zayıf** bir ışık veriyordu.
That was a feeble excuse for being late.
Bu, geç kalmak için **zayıf** bir bahane oldu.
His argument sounded feeble and unconvincing.
Onun argümanı **zayıf** ve inandırıcı değildi.