“fearing” in Turkish
Definition
Kötü bir şey olacağından endişelenmek veya tehlike, acı ya da sorun beklemek.
Usage Notes (Turkish)
Genelde bir tehlike ya da kötü bir durum beklenirken, özelikle yazılı dilde veya raporlarda kullanılır. 'Korkarım ki...' ifadeleriyle benzer anlamdadır.
Examples
She walked home quickly, fearing the dark.
O, **korkarak** hızlıca eve yürüdü.
The children hid, fearing the sound of thunder.
Çocuklar, şimşek sesinden **korkarak**, saklandılar.
He stayed silent, fearing he might say something wrong.
Yanlış bir şey söylemekten **korkarak**, sessiz kaldı.
Fearing the worst, she called the hospital right away.
**En kötüsünden korkarak**, hemen hastaneyi aradı.
He refused to go out, fearing he’d catch a cold.
**Üşüteceğinden korkarak**, dışarı çıkmayı reddetti.
They left early, fearing the traffic would get worse.
Trafiğin kötü olacağından **korkarak**, erkenden ayrıldılar.