“favour” in Turkish
Definition
Birisi sizden rica ettiğinde, yardım etmek amacıyla gönüllü olarak yapılan nazik davranış. Bazen destek veya onay anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Yaygın kullanımlar: 'birine iyilik yapmak', 'iyilik istemek', 'iyilik olarak yapmak'. 'Favorite' (en sevilen) ile karıştırmayın.
Examples
Can you do me a favour and open the window?
Bana bir **iyilik** yapıp pencereyi açar mısın?
She asked me for a favour after class.
Ders sonrası benden bir **iyilik** istedi.
Thanks for the favour—I really needed help.
**İyilik** için teşekkürler—gerçekten yardıma ihtiyacım vardı.
Could you do me a favour and keep this between us?
Bana bir **iyilik** yapıp bunu aramızda tutabilir misin?
I'm calling to ask a favour—could you pick up my parcel?
Seni bir **iyilik** istemek için aradım—paketimi alabilir misin?
Do yourself a favour and get some sleep before the exam.
Kendine bir **iyilik** yap ve sınavdan önce biraz uyu.