“fathom” in Turkish
Definition
Özellikle karmaşık veya gizemli bir şeyi derinlemesine anlamak. Ayrıca denizcilikte yaklaşık 1,8 metre olan su derinliğini ölçmek için kullanılan bir birimdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'can't fathom' biçiminde, zor veya kafa karıştırıcı durumlar için kullanılır. İsim olarak sadece denizcilik bağlamında anlam taşır.
Examples
I can't fathom why he left so suddenly.
Neden bu kadar aniden gittiğini **kavramak** mümkün değil.
It’s hard to fathom the deep ocean.
Derin okyanusu **kavramak** zordur.
The ship sank in water two hundred fathoms deep.
Gemi iki yüz **kulaç** derinliğinde suda battı.
I just can’t fathom how she always stays so calm under pressure.
Baskı altındayken onun nasıl hep sakin kalabildiğini **kavramak** zor.
Some things in life, you just can’t fathom, no matter how hard you try.
Hayatta bazı şeyleri ne kadar uğraşsan da **anlamak** mümkün değildir.
It took me a long time to fathom the real meaning behind his words.
Sözlerinin gerçek anlamını **kavramak** uzun zamanımı aldı.