“fastened” in Turkish
Definition
Bir şeyin düğme, kemer, fermuar veya başka bir aparatla kapalı ya da sabitlenmiş olması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'Kemer bağlanmış' ya da 'gömlek iliklenmiş' gibi kalıplarda görülür. 'Fastened' sadece yakın yapmak değil, sıkıca kapatmak anlamındadır.
Examples
Make sure your seatbelt is fastened before driving.
Araba kullanmadan önce emniyet kemerinin **bağlanmış** olduğundan emin ol.
Her necklace was fastened tightly around her neck.
Onun kolyesi boynuna sıkıca **bağlanmıştı**.
He noticed his shirt wasn't fastened all the way.
Gömleğinin tam olarak **iliklenmiş** olmadığını fark etti.
The papers were fastened together with a clip.
Kağıtlar bir ataçla **birleştirilmişti**.
Everything was fastened down before the storm hit.
Fırtına gelmeden önce her şey **sabitlenmişti**.
The door was fastened with a heavy lock.
Kapı ağır bir kilitle **bağlanmıştı**.