“fake” in Turkish
Definition
Gerçek olmayan, gerçekmiş gibi görünen ama insanları kandırmak amacıyla yapılan şey; eşya, belge, duygu veya davranış olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde çok sık kullanılır. Sıfat olarak: 'sahte pasaport', 'sahte gülümseme', 'sahte haber'. Fiil olarak 'to fake' bir şeyi taklit etmek veya yalan söylemek demektir: 'fake an injury'. 'False' daha resmi ve genellikle bilgilerle kullanılır.
Examples
This watch is fake.
Bu saat **sahte**.
He used a fake name.
O **sahte** bir isim kullandı.
He was faking being sick so he could skip work.
O, işe gitmemek için hasta gibi **davrandı**.
I can't stand people who act nice but are totally fake.
İyi davranan ama gerçekte tamamen **sahte** insanlar hiç hoşuma gitmiyor.
She tried to fake a smile.
O, **sahte** bir gülümseme yapmaya çalıştı.
That email looked so real that I almost thought it wasn't fake.
O e-posta o kadar gerçek görünüyordu ki neredeyse **sahte** olmadığını sandım.