faces” in Turkish

yüzlerkarşı karşıya kalmak (fiil)

Definition

'Face'in çoğul hali olup, bir kişinin göz, burun ve ağzının bulunduğu başın ön kısmını ifade eder. Ayrıca bir zorluk veya durumla karşı karşıya kalmak anlamında üçüncü tekil şahıs fiili olarak da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

İsim olarak 'mutlu yüzler', 'tanıdık yüzler' ifadelerinde geçer. Fiil olarak 'bir sorunla karşı karşıya kalmak', 'eleştiriyle yüzleşmek' kalıplarında kullanılır. Anlamı ayırt etmek için cümle yapısına bakmalısınız.

Examples

The children have dirty faces after playing outside.

Çocukların dışarıda oynadıktan sonra **yüzleri** kirlenmişti.

This room faces the garden.

Bu oda bahçeye **bakıyor**.

She faces many challenges at work.

O işte birçok zorlukla **karşı karşıya kalıyor**.

I saw a lot of familiar faces at the reunion.

Toplantıda birçok tanıdık **yüz** gördüm.

The company faces tough competition this year.

Şirket bu yıl zorlu bir rekabetle **karşı karşıya**.

When the camera comes out, everyone suddenly makes weird faces.

Kamera ortaya çıkınca herkes tuhaf **yüzler** yapıyor.