“exceed” in Turkish
Definition
Belirlenmiş bir miktar, sınır veya sayının üstüne çıkmak; bekleneni ya da izin verileni geçmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, iş ve hukuki bağlamlarda kullanılır; 'exceed expectations', 'exceed the speed limit', 'exceed a quota' gibi kalıplarla sıkça geçer. Fiziksel mesafeler için kullanılmaz.
Examples
Do not exceed the speed limit.
Hız sınırını **aşmayın**.
You must not exceed this number of people in the room.
Odadaki kişi sayısı bu sayıyı **aşmamalı**.
Sales this year exceed last year's results.
Bu yılki satışlar geçen yılın sonuçlarını **aştı**.
The movie's budget shouldn't exceed $10 million.
Filmin bütçesi 10 milyon doları **aşmamalı**.
Her energy seems to always exceed everyone else's.
Onun enerjisi her zaman diğer herkesi **aşıyor gibi görünüyor**.
If your luggage exceeds the weight limit, you'll have to pay extra.
Bagajınız ağırlık sınırını **aşarsa**, ekstra ücret ödersiniz.