“exaggerated” in Turkish
Definition
Gerçekten daha büyük, daha iyi, daha kötü veya daha önemli gibi gösterilmiş; olduğundan daha uç şekilde anlatılmış.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hikâyeler, tepkiler veya stiller için kullanılır (ör., 'abartılmış yüz ifadeleri'). 'Sahte' değildir; gerçeğin aşırı gösterilmesidir. 'Overrated' ya da 'overstated' ile karıştırılmamalı.
Examples
His story about the fish was clearly exaggerated.
Onun balık hikâyesi açıkça **abartılmıştı**.
She spoke in an exaggerated manner to entertain the children.
Çocukları eğlendirmek için **abartılmış** bir şekilde konuştu.
The actor used exaggerated gestures on stage.
Oyuncu sahnede **abartılmış** hareketler kullandı.
That warning was a bit exaggerated—it wasn’t actually that dangerous.
O uyarı biraz **abartılmıştı**—aslında o kadar tehlikeli değildi.
People say my laugh is exaggerated, but I can't help it!
İnsanlar gülüşümün **abartılmış** olduğunu söylüyor ama elimde değil!
He gave an exaggerated sigh when the meeting ran late.
Toplantı uzayınca **abartılmış** bir iç çekiş yaptı.