“equilibrium” in Turkish
Definition
Karşıt güçler veya etkiler dengede olduğunda oluşan stabil durumdur. Fiziksel, duygusal ya da çeşitli sistemlerdeki dengeyi ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'denge' hem bilimsel konularda hem de günlük hayatta kullanılır. Bilimde (fizik, kimya, ekonomi) dengeyi ifade ederken, günlük kullanımda ruhsal veya duygusal istikrarı da anlatabilir. 'maintain', 'lose', 'restore equilibrium' gibi ifadelerle sıkça geçer.
Examples
The scale is in equilibrium when both sides are balanced.
Her iki taraf eşit olduğunda terazi **denge**de olur.
She tries to keep her emotions in equilibrium.
Duygularını **denge**de tutmaya çalışıyor.
The chemicals won’t react until the solution leaves equilibrium.
Çözelti **denge** dışında kalmadıkça kimyasallar reaksiyona girmeyecektir.
After some time, the market reached equilibrium.
Bir süre sonra piyasa **denge**ye ulaştı.
It’s hard to find equilibrium between work and personal life.
İş ile özel hayat arasında **denge** bulmak zordur.
Yoga helps restore my inner equilibrium after a stressful day.
Yoga, stresli bir günün ardından içsel **denge**mi yeniden sağlamama yardımcı oluyor.