“ensure” in Turkish
Definition
Bir şeyin kesinlikle olmasını veya gerçekleşmesini sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, iş ve yazılı bağlamlarda daha çok kullanılır; genellikle 'ensure that...' kalıbında görülür. 'İnsure' (sigorta yaptırmak) ve 'assure' (güvence vermek) ile karıştırmayın.
Examples
We must ensure that everyone gets a ticket.
Herkesin bilet aldığından **emin olmalıyız**.
Double-check your work to ensure there are no mistakes.
Hatalar olmadığından **emin olmak için** işinizi tekrar kontrol edin.
Let me ensure I have everything before I go.
Gitmeden önce her şeyim olduğundan **emin olayım**.
This policy is in place to ensure your safety.
Bu politika sizin güvenliğinizi **sağlamak** için uygulanmaktadır.
Please ensure all the doors are locked before leaving.
Lütfen çıkmadan önce tüm kapıların kilitli olduğundan **emin olun**.
The teacher will ensure the test is fair.
Öğretmen sınavın adil olduğundan **emin olacak**.