“enchanted” in Turkish
Definition
Sanki büyülenmiş ya da sihir etkisindeymiş gibi çok etkilenmiş ve hayran kalmış olmak. Masallarda, büyülü ortamlarda ya da derin bir hayranlıkta kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Masallarda, romantik anlatımlarda ya da sıra dışı etkilenmelerde sıklıkla geçer. 'enchanted forest' gibi ifadelerde kullanılır.
Examples
The prince was enchanted and could not speak.
Prens **büyülenmişti** ve konuşamıyordu.
Everyone was enchanted by her singing voice at the concert.
Konserde herkes onun şarkı söyleyişine **büyülenmişti**.
The children found an enchanted garden behind the house.
Çocuklar evin arkasında **büyülenmiş** bir bahçe buldular.
She looked enchanted by the magic show.
Sihir gösterisinden **büyülenmiş** görünüyordu.
We wandered through the enchanted forest, hoping to see something magical.
Bir şeyin büyüsüne kapılmak umuduyla **büyülenmiş** ormanda dolaştık.
He sounded absolutely enchanted when talking about his trip to Paris.
Paris seyahatinden bahsederken sesi tamamen **büyülenmiş** geliyordu.