“emptiness” in Turkish
Definition
İçerisinde hiçbir şeyin bulunmaması durumu veya duygusal olarak yalnızlık ya da amaçsızlık hissi.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel hem duygusal anlamda kullanılır, ancak duygusal durumda ('a feeling of emptiness') daha yaygındır. Fiziksel boşluğu günlük dilde 'boş' kelimesiyle ifade etmek daha sıktır.
Examples
The emptiness of the room made it feel cold.
Odanın **boşluğu** onu soğuk hissettirdi.
After the festival, there was a strange emptiness in the park.
Festivalden sonra parkta garip bir **boşluk** vardı.
Sometimes, people feel emptiness even when they are not alone.
Bazen insanlar yalnız olmadıkları halde **boşluk** hissederler.
Most people experience emptiness at some point in their lives, especially after a major change.
Çoğu insan hayatlarında, özellikle büyük bir değişimden sonra, bir dönem **boşluk** yaşar.
He couldn’t shake the emptiness he felt after losing his job.
İşini kaybettikten sonra hissettiği **boşluk** duygusunu atamadı.
There was a deep emptiness inside her that nothing seemed to fill.
İçinde hiçbir şeyin dolduramadığı derin bir **boşluk** vardı.