echoing” in Turkish

yankılayantekrarlayan (düşünce/söz)

Definition

Sesin boş veya büyük bir alanda yankılanması, ya da bir kişinin düşüncelerinin veya sözlerinin tekrar edilmesidir.

Usage Notes (Turkish)

'Echoing halls' deyimi, sesin yankılandığı büyük veya boş alanlar için kullanılır. 'Echoing someone's sentiments' ise aynı görüşü dile getirmek anlamındadır; genellikle düşünce ya da söz tekrarında kullanılır.

Examples

Their footsteps were echoing through the empty hallway.

Adımlarının sesi boş koridorda **yankılanıyordu**.

His voice was echoing inside the cave.

Sesi mağaranın içinde **yankılanıyordu**.

Many leaders are echoing the same concerns about climate change.

Birçok lider iklim değişikliğiyle ilgili aynı endişeleri **tekrarlıyor**.

Her words kept echoing in my head long after the conversation ended.

Konuşma bittikten sonra bile onun sözleri uzun süre kafamda **yankılandı**.

The echoing cathedral made every whisper sound like a shout.

**Yankılayan** katedralde her fısıltı çığlık gibi duyuluyordu.

The opposition was echoing voter frustration when they called for the minister's resignation.

Muhalefet, bakanın istifasını talep ederek seçmenlerin hayal kırıklığını **yankıladı**.