“eavesdrop” in Turkish
Definition
Başkasının konuşmasını gizlice dinlemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuzdur ve özel yaşama müdahaleyi ima eder. 'eavesdrop on...' şeklinde kullanılır. 'overhear' (tesadüfi duymak) ile aynı değildir.
Examples
He tried to eavesdrop on their conversation.
Onların konuşmasına **kulak misafiri olmaya** çalıştı.
It's rude to eavesdrop on people.
İnsanların konuşmasına **kulak misafiri olmak** kabalıktır.
Did you just eavesdrop on our call?
Az önce bizim telefon görüşmemize **kulak misafiri mi oldun**?
I overheard them talking, but I didn't mean to eavesdrop.
Onların konuştuklarını duydum ama **kulak misafiri olmadım**.
Kids sometimes eavesdrop on their parents when they're curious.
Çocuklar bazen meraktan ebeveynlerinin konuşmalarına **kulak misafiri olurlar**.
If you eavesdrop too often, people will stop trusting you.
Çok sık **kulak misafiri olursan**, insanlar sana güvenmeyi bırakırlar.