“ear” in Turkish
Definition
Kulak, başın iki yanında bulunan ve duymamızı sağlayan vücut parçasıdır. Ayrıca, sesleri veya müziği iyi algılama yeteneği anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde 'bir kulak', 'kulaklarım' gibi sayılabilir. 'Müziğe kulağı iyi olmak' deyimi yetenek belirtir. 'Bir kulağından girip öbüründen çıkmak' deyimi dikkate alınmadan geçen sözler için.
Examples
My left ear hurts.
Sol **kulağım** ağrıyor.
The baby has small ears.
Bebeğin küçük **kulakları** var.
She has a good ear for music.
Onun müzik için iyi bir **kulağı** var.
Sorry, I didn't catch that—could you say it again in my ear a little louder?
Üzgünüm, duyamadım—**Kulağıma** biraz daha yüksek sesle söyleyebilir misin?
That advice went in one ear and out the other.
O tavsiye bir **kulağından** girdi, diğer **kulağından** çıktı.
Let's play it by ear and see how the meeting goes.
Toplantının gidişatına göre **kulağımızla** dinleyip ilerleyelim yani doğaçlama yapalım.