“duel” in Turkish
Definition
İki kişi arasında anlaşmazlığı çözmek veya cesareti kanıtlamak için genellikle silahlarla yapılan resmi bir dövüş. Ayrıca iki kişi veya grup arasındaki ciddi rekabet için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Duel' resmi ve genellikle tarihi bir anlam taşır, çoğunlukla kılıç veya tabanca ile yapılan dövüşlerdir. Günümüzde ise ciddi ikili rekabet için de kullanılır ('duel of wits', 'tenis düellosu'). 'duel with' (kişisiyle), 'duel between' (iki taraf arasında) şeklinde kullanılır. Toplu kavga için uygun değildir.
Examples
The two men agreed to a duel at sunrise.
İki adam, gün doğarken bir **düello** yapmaya karar verdi.
In the past, a duel was used to defend one's honor.
Geçmişte, onuru korumak için **düello** yapılırdı.
The chess match turned into an intense duel.
Satranç maçı yoğun bir **düello**ya dönüştü.
They faced each other in a duel that would decide the champion.
Onlar, şampiyonu belirleyecek bir **düello**da karşı karşıya geldiler.
Their arguments were like a verbal duel in every meeting.
Onların tartışmaları her toplantıda adeta sözlü bir **düello** gibiydi.
The western movie ended with a dramatic duel in the street.
Vahşi batı filmi, sokakta dramatik bir **düello** ile sona erdi.