“dreadful” in Turkish
Definition
Çok kötü, berbat ya da korkunç bir durumu veya kalitesi düşük olan bir şeyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Berbat hava, berbat hata, berbat koku gibi kalıplaşmış şekilde sıklıkla kullanılır. 'bad'den daha kuvvetli ve bazen daha resmi ya da edebidir.
Examples
The food was dreadful, so I did not finish it.
Yemek **berbattı**, bu yüzden bitirmedim.
We had dreadful weather on our trip.
Gezimizde **berbat** hava vardı.
He made a dreadful mistake at work.
İş yerinde **berbat** bir hata yaptı.
I feel dreadful this morning — I think I'm getting sick.
Bu sabah **berbat** hissediyorum — sanırım hastalanıyorum.
That movie was absolutely dreadful; let's watch something else.
O film tam anlamıyla **berbattı**; başka bir şey izleyelim.
I'm dreadfully sorry about the delay.
Gecikme için **çok üzgünüm**.