drawn” in Turkish

çizilmişçekilmişcezbedilmiş

Definition

‘Draw’ fiilinin geçmiş zaman ortacı. Çoğunlukla çizilmiş resimler, çekilmiş nesneler ya da bir şeye güçlü ilgi duymak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle “a drawn picture”, “curtains were drawn”, “drawn to” gibi edilgen ya da sıfat olarak kullanılır. ‘drowned’ ile karıştırmayın. Çekilme/ilgi anlamında genellikle “drawn to” kalıbı yer alır.

Examples

This is a drawn map of the town.

Bu, kasabanın **çizilmiş** bir haritası.

I don't know why, but I felt immediately drawn to that little café.

Neden bilmiyorum ama o küçük kafeye hemen **cezbedilmiş** hissettim.

The curtains were drawn at night.

Perdeler gece **çekilmiş**ti.

I have always been drawn to music.

Her zaman müziğe **cezbedilmiş**imdir.

By the time we got there, the blinds were already drawn.

Biz vardığımızda panjurlar çoktan **çekilmiş**ti.

Her face looked tired and drawn after the long week.

Uzun hafta sonunda yüzü yorgun ve **solmuş** görünüyordu.