“drag” in Turkish
Definition
Bir şeyi zemin boyunca çekmek ya da bilgisayarda bir nesneyi fareyle taşımak anlamında kullanılır; ayrıca sıkıcı veya uzun süren şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'drag a chair' bir sandalyeyi çekmek, 'drag and drop' bilgisayar terimi, 'the meeting dragged on' ise toplantının gereğinden uzun ve sıkıcı geçtiği anlamında. 'pull'dan daha çok yerde sürükleyerek, yavaş ya da zorla hareket ettirmeyi anlatır.
Examples
He dragged the box across the floor.
Kutuyu yerde **sürükledi**.
Click and drag the file into the folder.
Dosyayı klasöre **sürükleyip bırakın**.
This movie starts well, but it drags in the middle.
Bu film güzel başlıyor ama ortası **sıkıcı geçiyor**.
The meeting dragged on for two hours.
Toplantı iki saat boyunca **sürüncemede kaldı**.
Come on, don't drag your feet — we're late already.
Haydi, ayaklarını **sürüyerek** yürüme — zaten geç kaldık.
Honestly, that party was a drag.
Doğrusunu söylemek gerekirse, o parti tam bir **fiyaskoydu**.