downstream” in Turkish

akıntı yönündesonraki aşama (mecazi)

Definition

Bir nehrin akış yönünde, kaynak noktasından uzaklaşarak. Ayrıca bir olayın veya sürecin ardından gelen aşama ya da sonuç için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Downstream' çevre, iş ve teknik bağlamlarda sıkça kullanılır. Fiziksel olarak suyun akış yönünü, mecazi olarak bir sürecin sonraki aşamalarını veya sonuçlarını ifade eder; 'upstream' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

We set up our camp downstream from the bridge.

Kampımızı köprünün **akıntı yönünde** kurduk.

The boats drifted downstream on the river.

Tekneler nehirde **akıntı yönünde** sürükleniyordu.

Pollution can travel downstream and affect other towns.

Kirlilik **akıntı yönünde** ilerleyip diğer kasabaları etkileyebilir.

The factory's waste ended up causing problems downstream.

Fabrikanın atığı **sonraki aşamada** sorunlara neden oldu.

We need to think about the downstream effects of this decision.

Bu kararın **sonraki aşamadaki** etkilerini düşünmeliyiz.

If there's a problem downstream, it could affect the entire project.

Eğer **sonraki aşamada** bir sorun olursa, tüm proje etkilenebilir.