downside” in Turkish

dezavantajolumsuz taraf

Definition

Bir durumun, planın veya şeyin olumsuz yönü ya da dezavantajı.

Usage Notes (Turkish)

Hem resmi hem de günlük dilde kullanılır. 'The downside is...' ve 'on the downside' kalıplarıyla sıkça görülür. Fiil olarak kullanılmaz.

Examples

The downside of this job is the long hours.

Bu işin **dezavantajı** uzun çalışma saatleri olmasıdır.

One downside of living in a big city is the noise.

Büyük şehirde yaşamanın bir **olumsuz tarafı** gürültüdür.

There is always a downside to every decision.

Her kararın mutlaka bir **dezavantajı** vardır.

On the downside, parking can be really hard to find here.

**Olumsuz tarafı**, burada park yeri bulmanın gerçekten çok zor olması.

The downside is, these tickets are non-refundable.

**Olumsuz tarafı** ise, bu biletlerin iade edilmemesidir.

Every new technology comes with an exciting promise, but also a downside.

Her yeni teknoloji heyecan verici bir umut sunar, ancak bir **dezavantaj** da beraberinde getirir.