douse” in Turkish

su dökmeksöndürmek (ateşi)

Definition

Bir nesnenin üstüne su veya başka bir sıvı dökerek tamamen ıslatmak ya da ateşi söndürmek.

Usage Notes (Turkish)

'douse' daha çok ateşi söndürmek ya da bir şeyi baştan sona ıslatmak için kullanılır. 'put out' veya 'soak' kelimelerinden daha resmidir. 'dose' (ilaç miktarı) ile karıştırmayın.

Examples

She used a bucket of water to douse the campfire.

Bir kova suyla kamp ateşini **söndürdü**.

The rain began to douse the streets.

Yağmur, sokakları **ıslatmaya** başladı.

Firefighters rushed in to douse the burning building.

İtfaiyeciler yanan binayı **söndürmek** için koştu.

He accidentally doused himself with cold water when fixing the pipes.

Tesisatı tamir ederken yanlışlıkla kendine soğuk su **döktü**.

People gathered to douse each other with colored powder during the festival.

Festival sırasında insanlar birbirine renkli toz **döktüler**.

Make sure to douse the grill properly after you’re done cooking.

Yemekten sonra ızgarayı iyice **söndürmeyi** unutma.