doom” in Turkish

kıyametfelaketkaçınılmaz son

Definition

Kaçınılmaz kötü son veya yok oluş anlamına gelir; genellikle kesinlikle olacak felaketi anlatmak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla edebi eserlerde veya dramatik anlatımlarda kullanılır. "sealed his doom" (kaderi kesinleşti), "doom and gloom" (tam bir karamsarlık) ifadelerinde geçer. Basit şanssızlık için kullanılmaz.

Examples

He felt a sense of doom before the exam.

Sınavdan önce bir **kıyamet** duygusu hissetti.

The city's destruction seemed like certain doom.

Şehrin yıkımı kesin bir **kıyamet** gibiydi.

The villain's actions sealed his doom.

Kötü adamın hareketleri onun **kıyametini** belirledi.

She couldn't shake the feeling that doom was coming.

Bir türlü yaklaşan **felaket** hissinden kurtulamadı.

The movie had a real "doom and gloom" atmosphere.

Filmde gerçek bir '**kıyamet ve kasvet**' havası vardı.

Everyone laughed when he joked about our impending doom.

Yaklaşan **felaketimiz** hakkında şaka yaptığında herkes güldü.