“disgusting” in Turkish
Definition
Kişide güçlü bir hoşnutsuzluk veya tiksinti uyandıran, genellikle kirli, rahatsız edici ya da aşağılayıcı olan şeyler.
Usage Notes (Turkish)
Çok güçlü bir olumsuzluk ifade eder, hem fiziksel hem de ahlaki olaylarda kullanılır. 'Gross'a göre daha serttir, şaka veya davranışlarda da sıkça duyulur.
Examples
It's disgusting how they treat their workers.
İşçilerine nasıl davrandıkları gerçekten **iğrenç**.
That was a disgusting joke.
Bu, **iğrenç** bir şakaydı.
The kitchen smells disgusting.
Mutfakta **iğrenç** bir koku var.
I can't eat this soup. It's disgusting.
Bu çorbayı içemem. **İğrenç**.
The bathroom was disgusting, so I left right away.
Banyo **iğrençti**, hemen çıktım.
There was disgusting stuff all over the floor after the party.
Partiden sonra yerde her yerde **iğrenç** şeyler vardı.