discourage” in Turkish

cesaretini kırmakvazgeçirmek

Definition

Birinin kendine güvenini azaltmak veya bir şey yapma isteğini kırmak ya da bir olayın olmasını önlemeye çalışmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz anlamda kullanılır. 'Discourage someone from doing something' kalıbı Türkçede 'birini bir şey yapmaktan vazgeçirmek' olarak ifade edilir.

Examples

His words discouraged me from speaking in class.

Onun sözleri, sınıfta konuşmamı **cesaretimi kırdı**.

Don't discourage your friends when they try something new.

Arkadaşların yeni bir şey denediğinde onları **cesaretini kırma**.

We should not discourage children from asking questions.

Çocukları soru sormaktan **vazgeçirmemeliyiz**.

She didn't let criticism discourage her from following her dreams.

Eleştiriler, hayallerinin peşinden gitmesini **engellemedi**.

Bad weather might discourage people from going to the park.

Kötü hava insanları parka gitmekten **vazgeçirebilir**.

If you keep trying, don't let small failures discourage you.

Çabalamaya devam ediyorsan, küçük başarısızlıkların seni **cesaretini kırmasına** izin verme.