“devoted” in Turkish
Definition
Bir kişiye, faaliyete ya da amaca büyük bir sevgiyle ve sadakatle bağlı olmak. Genellikle uzun süreli ve duygusal bir bağlılığı anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'devoted to' ifadesi veya 'devoted husband/fan' gibi kalıplarla kullanılır. 'committed'den daha duygusal ve sıcak bir ifadedir; genellikle kişiler, ilişkiler veya idealler için söylenir. Pasif durumda formal yazılarda 'bir şeye ayrılmış' anlamında da kullanılır.
Examples
You can tell she's a devoted teacher—her students really trust her.
Onun **adanmış** bir öğretmen olduğunu anlarsın—öğrencileri ona gerçekten güveniyor.
Most of the episode is devoted to their first meeting.
Bölümün büyük kısmı ilk karşılaşmalarına **adanmış**.
He is a devoted fan of the team.
O, takımının **adanmış** bir hayranıdır.
She is devoted to her children.
Çocuklarına tamamen **adanmış** bir annedir.
This book is devoted to the history of jazz.
Bu kitap, caz tarihine **adanmıştır**.
He's completely devoted to his work, sometimes too much.
İşine tamamen **adanmış**, bazen fazla bile.