“desperately” in Turkish
Definition
Bir kişinin çok büyük ihtiyaç, güçlü duygu ya da umutsuzluk içinde bir şeyi yapması, başka seçeneği kalmamış gibi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'need', 'try', 'want', 'look for' gibi fiillerle kullanılır; aciliyet veya çaresizlik durumlarını güçlü şekilde vurgular.
Examples
He was desperately hoping for good news, but the call never came.
O, iyi haberler almak için **çaresizce** umut ediyordu ama telefon hiç gelmedi.
She desperately needs help.
Onun **çaresizce** yardıma ihtiyacı var.
He was desperately looking for his keys.
O **çaresizce** anahtarlarını arıyordu.
We desperately want to go home.
Eve gitmek için **çaresizce** istiyoruz.
She desperately tried to avoid making a mistake during the exam.
O, sınav sırasında hata yapmamamak için **çaresizce** çabaladı.
After losing his job, he was desperately trying to find any work he could get.
İşini kaybettikten sonra **çaresizce** herhangi bir iş bulmaya çalıştı.