despair” in Turkish

umutsuzluk

Definition

Her şeyin kötüye gideceğine inanıp umut kalmadığında hissedilen çok yoğun ve derin bir umutsuzluk duygusu.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok ciddi ve duygusal durumlarda kullanılabilir. Günlük sıradan üzüntü ya da hayal kırıklığından çok daha yoğundur; ‘umutsuzluğa kapılmak’, ‘derin bir umutsuzluk’ gibi kalıplar yaygındır.

Examples

She looked at the damage in despair.

Yıkıma **umutsuzluk** içinde baktı.

After losing his job, he felt deep despair.

İşini kaybettikten sonra derin bir **umutsuzluğa** kapıldı.

Don't despair; we can still find a solution.

**Umutsuzluğa** kapılma; hâlâ bir çözüm bulabiliriz.

He sank into despair when the doctors said there was nothing more they could do.

Doktorlar daha fazlasını yapamayacaklarını söylediklerinde o, **umutsuzluğa** kapıldı.

I know things look bad right now, but don't despair just yet.

Şu an her şey kötü görünebilir ama henüz **umutsuzluğa** kapılma.

There was a note of despair in her voice that I couldn't ignore.

Sesinde göz ardı edemediğim bir **umutsuzluk** vardı.