depths” in Turkish

derinlikler

Definition

Bir şeyin en derin, iç kısmı. Hem gerçek anlamda (örneğin denizin derinlikleri), hem de duygusal ya da fikirsel olarak kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'The depths of...' şeklinde çoğul kullanımı yaygındır. Hem fiziksel derinlikleri hem de yoğun duyguları anlatmak için uygundur. Tekil hali nadirdir, daha çok teknik alanlarda görülür.

Examples

We couldn't see the bottom in the depths of the lake.

Gölün **derinliklerinde** dibi göremedik.

The treasure was hidden in the depths of the cave.

Hazine mağaranın **derinliklerinde** gizlenmişti.

He felt alone in the depths of winter.

Kışın **derinliklerinde** kendini yalnız hissetti.

Scientists study the depths of the ocean to discover new creatures.

Bilim insanları yeni canlılar keşfetmek için okyanusun **derinliklerini** inceliyor.

She was lost in the depths of her thoughts during the meeting.

Toplantı sırasında düşüncelerinin **derinliklerinde** kayboldu.

Even in the depths of despair, he never gave up hope.

**Umutsuzluğun derinliklerinde** bile umudunu kaybetmedi.