“denounce” in Turkish
Definition
Yanlış veya kötü olduğu düşünülen bir davranışı ya da kişiyi toplum önünde açıkça ve sert biçimde eleştirmek veya suçlamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve kuvvetli bir ifadedir; genellikle haber, siyaset ve hukukta geçer. 'denounce corruption', 'denounce violence' gibi kalıplarda görülür. Hafif şikâyetler veya kişisel hoşnutsuzluklar için kullanılmaz.
Examples
The politician denounced the new law on television.
Siyasetçi, yeni yasayı televizyonda **kınadı**.
Many groups denounced the company’s unfair practices.
Birçok grup şirketin adaletsiz uygulamalarını **kınadı**.
She denounced the actions of her former friend.
Eski arkadaşının davranışlarını **kınadı**.
Several leaders quickly denounced the attack and called for peace.
Birkaç lider saldırıyı hemen **kınadı** ve barış çağrısı yaptı.
Human rights organizations regularly denounce cases of abuse around the world.
İnsan hakları örgütleri dünya genelindeki istismar vakalarını düzenli olarak **kınıyor**.
He bravely denounced the corruption in his own department, even at personal risk.
Kendi bölümündeki yolsuzluğu, kişisel riskine rağmen cesurca **kınadı**.