“deceiving” in Turkish
Definition
Birinin doğru olmayan bir şeye inanmasını sağlamak, genellikle bir avantaj elde etmek veya gerçeği gizlemek amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
'deceiving', devam eden bir aldatma eylemi ya da yanıltıcı görünümler için kullanılır; 'looks can be deceiving' sıkça uyarıda kullanılır.
Examples
He is deceiving his friends by telling lies.
O, yalan söyleyerek arkadaşlarını **aldatıyor**.
The magician was deceiving the audience with his tricks.
Sihirbaz, numaralarıyla seyircileri **aldatıyordu**.
Appearances can be deceiving.
Görünüşler **yanıltıcı** olabilir.
She had no idea he was deceiving her all along.
O, onun kendisini başından beri **aldattığından** habersizdi.
He’s really good at deceiving people with his charming smile.
O, çekici gülümsemesiyle insanları **aldatmada** gerçekten iyidir.
Don’t let the simple packaging fool you—the low price is deceiving.
Basit ambalaja aldanma—düşük fiyat **yanıltıcı**.