dealer” in Turkish

satıcıbayikrupiye (kart oyunlarında)

Definition

Satıcı veya bayi, araba, sanat eseri ya da uyuşturucu gibi belirli bir ürünü alıp satan kişiye veya işletmeye denir. Kart oyunlarında kartları dağıtan kişi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla 'araba satıcısı', 'sanat simsarı', 'uyuşturucu satıcısı' gibi birlikte kullanılır. Tek başına kullanıldığında profesyonel satıcı anlamı baskındır; bazı durumlarda yasa dışı bir iş de ima edebilir. Kumar ve kart oyunlarında kart dağıtan kişi anlamındadır.

Examples

If the laptop keeps crashing, take it back to the dealer and ask for a replacement.

Dizüstü sürekli bozuluyorsa, **satıcıya** geri götürüp değişim isteyin.

We bought the car from a local dealer.

Arabayı yerel bir **satıcıdan** aldık.

The dealer gave each player two cards.

**Krupiye** her oyuncuya iki kart verdi.

The police arrested a drug dealer near the station.

Polis, istasyon yakınında bir **uyuşturucu satıcısını** tutukladı.

My uncle is an art dealer, so he knows a lot about modern paintings.

Amcam bir sanat **satıcısı** olduğu için modern tablo konusunda bilgili.

At this casino, the dealer explains the rules before the game starts.

Bu kumarhanede **krupiye** oyun başlamadan önce kuralları açıklar.