“cuff” in Turkish
Definition
'Manşet' genellikle gömlek veya pantolonun ucundaki kısımdır; aynı zamanda hafif bir vurma veya polisin kullandığı kelepçe anlamına gelir. Anlamı bağlama göre değişir.
Usage Notes (Turkish)
Giyimde 'manşet' çok yaygındır, örn. 'gömlek manşeti'. Fiil biçimiyle 'hafifçe vurmak' nadir kullanılır; poliste 'kelepçe' daha spesifiktir.
Examples
My jeans are too long, so I always roll the cuffs up.
Kotlarım çok uzun, bu yüzden sürekli **paçalarını** kıvırırım.
The officers cuffed his hands behind his back.
Memurlar, ellerini arkasında **kelepçeledi**.
She buttoned the cuff of her shirt.
O, gömleğinin **manşetini** ilikledi.
Please roll up your cuffs before washing your hands.
Ellerinizi yıkamadan önce lütfen **manşetlerinizi** kıvırın.
The police put cuffs on the suspect.
Polis, şüphelinin kollarına **kelepçe** taktı.
He gave his brother a playful cuff on the head.
Kardeşinin başına şakacı bir **hafif tokat** attı.