“crunching” in Turkish
Definition
Bir şeyi yerken ya da üzerine basarken çıtır ses çıkarmak anlamına gelir. Ayrıca, veri veya rakamları detaylıca işlemek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yemek yerken ya da yürürken çıkan ses için kullanılır. 'Crunching numbers' ifadesi ise veri analizini anlatır. Genelde resmi dilden kaçınılır.
Examples
He was crunching chips during the movie.
Film sırasında cipsleri **çıtırdatıyordu**.
The snow was crunching under my boots.
Kar botlarımın altında **çıtırdıyordu**.
She is crunching numbers for the report.
Rapor için sayıları **işliyor**.
Stop crunching so loudly, please!
Lütfen bu kadar yüksek sesle **çıtırdatmayı** bırak!
We spent all night crunching data for the project.
Proje için bütün gece boyunca verileri **işledik**.
I love the sound of leaves crunching under my feet in autumn.
Sonbaharda ayaklarımın altında yaprakların **çıtırdamasını** çok severim.